29 Aralık 2016 Perşembe

Beni Seç - Kiera Cass | Kitap Yorumu

04:00:00, BY Mor Düşler -

Özgün Adı : The Selection
Yazarı : Kiera Cass
Çevirmeni : Derya İmer Aydınlık
Yayınevi : DEX
Sayfa Sayısı : 304
Seri : The Selection #1


Bir prens nasıl tavlanır?
Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçim'i kazanmanıntek yolu Prens Maxon'ı kendine âşık etmek.
America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen'i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.
America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.
35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?


Selection serisi uzun süredir merak ettiğim ve okumak istediğim bir seriydi. Geçtiğimiz günlerde son kitap hariç tüm kitaplarını edindim ve hemen okumaya başladım. Okumayan çok az kişi kalmıştır diye düşünsem de yorumumu sizlerle paylaşmak istedim. :)
***
Kitap Açlık Oyunları'na benzeyen bir distopya. Fakat onun kadar katı olmayan ve bizim yaşantımıza benzer şeyler var. Ülke sınıflara ayrılmış durumda ve herkes sınıf atlama peşinde.
Bunun için tek şansları; "Seçim".
Prens Maxon'ın evlenmesi için seçilen 35 kız için büyük bir yarış başlıyor. Öyle şeyler yaşanıyor ki kadınların neler yapabileceğini bir kez daha gördüm.Hemcinslerim diye demiyorum, kadınlar istedikleri herhangi bir şeyi kazanmak uğruna akıl almaz şeyler yapabiliyorlar! :D

America, aykırı bir kız. Ülkenin düzenine ve seçimi hiç onaylamıyor. Ailesine destek olmanın yanı sıra, tek düşüncesi sevgilisi Aspen ile evlenmek. Seçim davetini alınca hiç istemese de başvuru yapıyor. Seçilmeyeceğini düşünse de 35 kız arasına giriyor ve saray macerası başlıyor. Bazen saçma davranışlarıyla beni sinirlendirse de güçlü duruşu ve savaşçı tavrıyla ile aklımdaki olumsuz düşünceleri unutturdu diyebilirim.
Prens Maxon, çok sevimli bir karakter. Soylu ailelerin takındığı o havalı ve kendini beğenmişliğin aksine oldukça samimi ve doğal bir adam. Kitap boyunca diyaloglarını okurken oldukça eğlendim ve bazı durumlara karşı aldığı kararları takdir ettim. Anlayacağınız üzere favori karakterim Maxon. ♥
Anlatıma değinecek olursam; oldukça akıcıydı. Bol entrikalı ve birkaç gizemli olay ile merak duygusunu canlı tutan ve eğlenceli diyaloglarıyla sizi sıkmayacak bir kitap. :)

Kitaba Puanım : 4/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder