14 Mart 2016 Pazartesi

Her İşte Bir Hayır Var - Matthew Quick | Kitap Yorumu + Alıntılar | GKBT #2

13:11:00, BY Mor Düşler -


Kitabın Orijinal Adı : Good Luck of Right Now
Yazarı : Matthew Quick
Çevirmeni : Uğur Mehter
Yayınevi : Feniks Kitap
Sayfa Sayısı : 319

Herkese merhaba! 
Geveze Kalemler'in ikinci turu Feniks Kitap'tan çıkmış olan "Her İşte Bir Hayır Var" kitabına oldu. Bugün son günümüz ve ben sizinle alıntıları ve kitap hakkındaki yorumumu paylaşacağım. Bizi Geveze Kalemler (Facebook) ve Geveze Kalemler (İnstagram) sayfalarımızdan takip edebilirsiniz. :)



"Yazgı mı dersiniz, evrenin cilvesi mi dersiniz, tanrısal bir rastlantı mı dersiniz, her işte bir hayır var mı dersiniz...
38 yıl boyunca annesiyle yaşamış olan Bartholomew Neil, hastalanıp ölen annesinin ardından kendi ayakları üzerinde nasıl duracağını hiç bilememektedir. Kızıl saçlı yas danışmanı Wendy, artık yuvadan uçması ve kendi sürüsünü bulması gerektiğini söyler söylemesine ama, tüm yaşamını annesine, cumartesi ayinlerine ve kütüphaneye saplanıp kalmış bir adam, uçmayı nasıl öğrenebilir?
Bartholomew,annesinin iç çamaşırı çekmecesinde Richard Gere'dan bir "Tibet'e Özgürlük" mektubu bulduğunda, aradığı ipucuna kavuştuğuna inanır.Son günlerinde annesi ona "Richard" demeye başlamıştır, kozmik bir bağlantı olması işten değildir.
Oyuncunun yazgısında kendisine yardım etmek olduğuna inanan Bartholomew,Richard Gere'a oldukça mahrem içerikli mektuplar yazarak başlar yeni yaşamına. Jung'dan Dalai Lama'ya, felsefeden inanca,uzaylılarca kaçırılanlardan telepati kurabilen kedilere,Katolik Kilisesi'nden kadınların gizemine dek her şey vardır bu açıkyürekli mektuplarda.
Ama bu mektuplar, her şeyden önce, bir adamın kendi ailesini toplamak için giriştiği ağırbaşlı uğraşı yansıtacaktır."
(Tanıtım Bülteninden)


Öncelikle itiraf etmem gerekirse kitap hakkında hiçbir bilgim yokken okumaya başladım. Ama okumaya başladığım andan itibaren kitabı beğenme oranım giderek arttı. Ana karakterimiz Bartholomew, annesi vefat ettikten sonra boşluğa düşüyor. Annesinin iç çamaşırı çekmecesinde bulduğu Richard Gere mektubuyla kendine bir çözüm buluyor ve yaşadıklarını Richard Gere'a mektuplar yoluyla anlatmaya başlıyor. Anlatımın bu mektuplar yoluyla yapılması benim çok hoşuma gitti. Ayrıca kitapta dini, psikolojik, felsefik vb. birçok konu ele alınmıştı. Bu kadar çok konu işlenmesine rağmen hiç sıkılmadım aksine kitapta bahsi geçen konular hakkında ekstra araştırma yapma isteğim uyandı. Özellikle dini ele alış biçimi o kadar güzeldi ki. Kendi kendimi sorgulama ve bakış açımda değişiklikler yapmamı sağladı diyebilirim. 

Bartholomew, 38 yaşında olmasına rağmen hayatın gerçekleriyle yüzleşememiş bir karakter. Hayatını annesine adamış, onu kaybettiği anda ise ne yapacağını bilemeyen birine, tabiri caizse sudan balığa dönüyor. Ben Bartholomew'i bütün o çekingenliklerine, ne yapacağını bilemez hallerine ve sıradışılıklarına rağmen sevdim. Hatta kendime yakın hissettiğim kısımlar bile oldu. Bartholomew dışındaki karakterlere çok girmek istemiyorum çünkü girersem bütün kitabı size anlatırım diye korkuyorum ama diğer karakterleri de Bartholomew kadar sevdiğimi belirtmek isterim. 
Kitap içerisinde tek rahatsız olduğum konu Max karakterinin normal bir insanın küfür kapasitesinin çok üzerinde olmasıydı. Bunun dışında severek okuduğum, olay örgüsü başta basit görünse de değişik gelen hepinize tavsiye edebileceğim güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim. :)

Lafı daha fazla uzatmadan sizi kitabımızdan alıntılarla baş başa bırakıyorum. Bir sonraki turda görüşmek üzere! :)











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder