31 Mayıs 2017 Çarşamba

Damat - Adem Metan | Kitap Yorumu

06:28:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı : Damat
Yazar : Adem Metan 
Yayınevi : Yediveren Yayınları
Sayfa Sayısı : 280
Baskı Yılı :  Mart 2017

28 Mayıs 2017 Pazar

Kitap Alışverişi | Mayıs - 2017 | #kocaelikitapfuarı #idefix #kitapyurdu

03:53:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:
Herkese merhaba! :)
Bu ay parça parça olsa da epey bir kitap aldım. Son kargomu beklerken uzun süredir alışveriş yazısı yazmadığımı fark ettim. Aldıklarımı topladım ve karşınızdayıımm! ^^

23 Mayıs 2017 Salı

Flower Boy Next Door | Dizi Yorumu

12:11:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Dizinin Adı : Flower Boy Next Door
Tür : Romantik - Komedi
Yönetmen :  Jung Jung-Hwa
Senarist : Yoo Hyun-Sook, Kim Eun-Jung
Bölüm Sayısı : 16
Yayın Tarihi : 7 Ocak 2013
Oyuncular : Park Shin-Hye , Yoon Shi-Yoon, Kim Ji-Hoon, Go Kyung-Pyo


22 Mayıs 2017 Pazartesi

Pedina - Mehtap Soyuduru Çiçek | Kitap Yorumu | GKBT #26

05:34:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı : Pedina
Yazarı : Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi : Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı : 424
Baskı Yılı : 2017
Seri  : #1

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Pedina - Mehtap Soyuduru Çiçek | Yazar ve Kitapları Hakkında Bilgi | GKBT #26

13:46:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Merhabalar! :)
İlk kitabı Yolcu ile tanıyıp kalemine hayran kaldığım aynı zamanda yeni kitabı Pedina ile Geveze Kalemler'e konuk olan yazarı Mehtap Soyuduru Çiçek ve kitapları hakkında bilgileri sizinle paylaşmaya geldim. :)
Mehtap Soyuduru Çiçek, 1987 yılında İstanbul'da doğdu.
Erciyes Üniversitesi İktisat bölümünden mezun olduktan sonra bir kamu kurumunda çalışmaya başladı. Halen aynı kurumda çalışma hayatına devam etmektedir.
Evli ve 1 çocuk annesi olan yazarımız, çocukluğundan  itibaren yazdığı kurguları derleyerek Wattpad'de okuyucuları ile buluşturmaktadır.

Kendisi ise yazarlık serüvenini ise şu şekilde anlatmaktadır; 

Ne zamandan beri yazarım biliyor musunuz? Ben biliyorum. Zamanı çok eski değil, fakat aslında çok eski. Küçük bir radyom vardı ilk yazdığımda, öyle kafana göre şarkılar seçebileceğin kadar zengin değildi içi, ne çalarlarsa onu dinlerdin. İlhan Şeşen çalardı o zamanlar, "Sana göre aşk laftan ibaret, bana göre hayatın anlamı..." Hayır aşık falan da değildim o zaman. Bakmayın aşk ile ilgili yazdığıma. Kadınlar aşka aşıktır ve aşık olmaya. Kişi ya da zaman değildir önemli olan; ana kelime aşktır. Öyle ya da böyle. 

 O zamanlar, lacivert kapaklı bir ajanda defterine karalardım. İlk kurgu kahramanım da kadındı. Hikaye dün gibi aklımda. Cümleler şimdikinden daha acemi tabi. Ama gene hep böyle geveze... 

 Neden hep bir kadın kahramana sığınırım bunu söyleyeyim isterseniz size. Çünkü ben bir kadınım. Dünün çocuğu, bugünün ve yarının kadını...

***

Yazarımızın basılı olan 3 kitabı bulunmaktadır. Bunlar sırası ile;
Yolcu, Gitmesen Olmaz Mı? ve Pedina.
Ayrıyeten Wattpad üzerinden okurlarıyla buluşturduğu 13 hikayesi daha bulunmaktadır. 


YOLCU 

Gözlerini kapadı. Ben de kapıya yöneldim. Gittiğimi görmemek için gözlerini kapadığını düşündüğüm saniyelerde, “Menekşe!” diye seslendi. Dönüp baktığımda ona, “İlkbaharda senin gibi mor çiçekler açacağım, söz veriyorum,” diye vaad etti bana. Şefkatle titredi kalbim sözlerine. “Kıyamam ben senin o iğneli yapraklarına, ben seni öyle sevdim,” dedim ve kapıdan çıktım. 
 Bir doğu treninde başlayan ‘Yolcu’ hikâyesinin mor menekşe ile çam ağacının aşkına bürünmüş nostaljik hali… 
 Yusuf, yarını bilinmeyen bir hayatın iflah olmayan Yolcu’su. Ona, iğneli yaprakları ile âşık olacak menekşesini tanıdıktan sonra hayatının seyri değişir. Yeni hayatında ise istasyon değiştirmek eskisi kadar kolay olmayacaktır. 
 Leyla, bir doğu treninin varacağı istasyona bağladığı umutlarının, hayalini dahi kuramadığı bir masala dönüşmesine engel olamayan fedakâr mor menekşe. Onun fedakârlığı ve aşkı, vazgeçilmesi imkânsız bir sevdaya dönüşecektir.

***

GİTMESEN OLMAZ MI?

Babasızlığı babalık özlemi ile perçinlenmiş bir adam; Kenan. Hayata, özgürlüğe ve ben değerlerine düşkün, Anlık heveslerin kadını; Melis! 
Melis’i yem misali gagasını açmış bekleyen gamsız kuş; Akın. Hayat mücadelesinin küçücük bir yürekle sürdüren, mum ışığının etrafında kederinin ortağı yalnız kendisi olan, kahverengi bakışların ürkek sahibi bir kadın; Ayşegül! 
İhanetin ardından buluşan hayatlar ve gerçekleşen hayaller. Küçük bir çocuğun, yabancı bir adamın sevgisine ait açlığı ile babalık hasretine düşmüş o adamın uzattığı elden, gerçek aşka uzanan yolculuğu… 
Sadece Esma’nın engin yüreğinin dilinden, hep beraber “Gitmesen Olmaz mı?” diyeceğimiz bir aşk! 
“Yine daldı gözlerim gözlerinin rengine, 
Gül açan gül yüzünün gamzesine vurgunum. 
Bıraktım yüreğimi sevdanın ahengine, 
Endamın elif gibi, hemzesine vurgunum.”

***



PEDİNA

Bir cinayet… 
 Sabaha karşı bir gölün kenarında alnından vurularak öldürülmüş bir genç kızın ölümü ardındaki sır perdesi… 
Bu sır perdesini aralama görevini gizli bir soruşturma ile acemi bir polise veren, cinayeti örtbas etmek ister gibi görünen bir güruh… 
Ve bu ölümün sınırlarına girmiş, başka bir gizemli ölüm… Cinayetleri takip eden rakipsiz bir duygu; aşk. 
Aşkın adı Güven. 
İnanmak, sığınmak ve dokunmak isteyen bir kadın; Zehra. 
Bir daha güvenmek denen o şeyden korkarken, 
karanlık bakışların ardından gizemiyle rağbet görmüş, bambaşka bir dünyanın dev adamına tutkun bir Erkek Fatma’nın hayatı,bu soruşturma ile allak bullak olacak. 
 Mizahın, gözyaşının, aksiyonun ve son ana kadar sizi diri tutacak merakın doludizgin yaşanacağı Pedina’yı bir solukta tüketmeye hazır mısınız?

***

Yazara ulaşabileceğiniz sosyal medya hesapları;
İnstagram ; @mehtapsoyudurucicek


16 Mayıs 2017 Salı

Tekrar Ergen Olsam - Fatma Uğuz | Kitap Yorumu

01:40:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı  : Tekrar Ergen Olsam
Yazar : Fatma Uğuz
Yayınevi : Martı Yayınları
Sayfa Sayısı : 336
Baskı Yılı : Şubat 2017

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Sözleşme - Aslı İpekli | Kitap Yorumu | GKBT #25

03:26:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı : Sözleşme
Yazar : Aslı İpekli
Yayınevi : Epsilon 
Sayfa Sayısı : 288
Baskı Yılı : 2017

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Sözleşme - Aslı İpekli | Karakter Tanıtımı | GKBT #25

05:42:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Merhabalar! 
Bugün tur kitabımız Sözleşme'nin karakterleri hakkında ufak bilgiler vereceğim sizlere. :)

12 Mayıs 2017 Cuma

Esir Şarkılar Vadisi - Kimberley Freeman | Kitap Tanıtımı

01:25:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:
Merhabalar ^^
Bugün beni çok sevindiren yeni bir kitap haberini sizinle paylaşmaya geldim. Kır Çiçeği Tepesi ile tanıştığım Kimberley Freeman, her yeni kitabıyla kalbimdeki saltanatını kesinleştirdi ve favori yazarım olarak baş köşeye oturdu. Her kitabında olduğu gibi Türkçe'ye çevrilen son kitabı Zümrüt Şelaleri'ni çıkar çıkmaz hemen okuyunca yaklaşık bir senedir yeni kitap hasretiyle yanıp tutuşuyordum.
Ta ki Arkadya Yayınları yeni kitap hazırlıklarını açıklayana kadar. Bu sefer hemen çıksa da alıp okusam evresine geçiş yaptım. :D 
 Kısacası hasretlik bitti yeni kitap geldi hanımlar, beyler! 
Sayfa sayısını görünce şu şekilde baktım ekrana; 😍😍😍 
Kitabıma kavuşup bağrıma basana kadar sizlerle bu güzel haberi paylaşmak istedim. Hala bu büyülü kalem ile tanışmadıysanız büyük kayıptasınız benden söylemesi. Sevdiğim bir şeyden bahsederken biraz çenem düşebiliyor ama n'apayım kendimi durduramıyorum. ^^ Ve şimdi susup sizi yeni kitabımız Esir Şarkılar Vadisi'nin tanıtımıyla baş başa bırakıyorum.♥ 





Kitabın Adı : Esir Şarkılar Vadisi 
Özgün Adı : Duet 
Yazar : Kimberley Freeman 
Çeviren : Esra Yüksel 
Yayınevi : Arkadya Yayınları 
Sayfa Sayısı : 816 
Baskı Tarihi : Mayıs 2017


Kalbin sol anahtarı suskun melodilerde gizlidir… 
 Hayallerine tutkuyla bağlanan iki kadın… Biri, küçük bir Alman kasabasında yaşayan Ellie Frankel. Tek hayali, operada sahne alıp o güzel sesini herkese duyurmak… Ancak bu hayalin, hırsa dönüşüp onu düzenbazlık, açgözlülük ve pişmanlıklarla dolu bir yola sürükleyeceğinin farkında değildir. Diğeri, Londra’nın kasvetli havasını şarkılarıyla değiştiren Penny Bright… Ancak söylediği duygu yüklü şarkılar önceki hayatını değiştirmeye yetmiyordur. Dahası uğradığı bir saldırı sonrası kendini korkunun ve sakinleştiricilerin pençesinde bulacaktır. 

 Tam yirmi yıl… Biri çaldığı bir hayatı yaşayacak ve hayatının aşkını sonsuza kadar kaybedecektir. Bir diğeri geçmişinden kurtulmaya çalışsa da karanlık anıları onu rahata eriştirmeyecektir. Ve her iki hayat da tek bir kişinin hırsına yenik düşecektir. 

 Öyle bir sır düşünün ki Londra’dan Avrupa operalarına uzansın, sizi Yunan Adaları’ndan Avustralya’nın çorak topraklarına götürsün. Ve öyle bir şarkı hayal edin ki son notaları, pişmanlıklarınız sizi köşeye sıkıştırdığında kalbinize umudu vadetsin… 

 Kimberley Freeman’ın muhteşem kaleminden dökülen Esir Şarkılar Vadisi ile sahip olduğumuz hayatı sorgulayacak, göz ardı ettiğimiz gerçek benliğimizi keşfetmenin önemini, yüreğe dokunan melodilerle anlayacaksınız…

***

Kimberley Freeman'dan okuduğum kitapların yorumlarını okumak için;
Kor Adası Deniz Feneri Koyu ve Zümrüt Şelaleri tıklayınız. ♥

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Geçmiş - Didem Öztepe | Kitap Yorumu

10:15:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı :  Geçmiş
Yazarı : Didem Öztepe
Yayınevi : Eftalya Yayınları
Sayfa Sayısı : 272
Baskı Yılı : 2017

8 Mayıs 2017 Pazartesi

The Heirs | Dizi Yorumu

10:26:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Dizinin Adı : The Heirs (Mirasçılar) 
Tür : Dram, Romantik, Komedi, Gençlik
 Yönetmen : Kang Shin Hyo 
 Senarist : Kim Eun Sook 
 Yapım Yılı : 2013 
Bölüm Sayısı : 20 
 Yayın Tarihi : 9 Ekim 2013 - 12 Aralık 2013 
 Oyuncular : Park Shin Hye, Lee Min Ho, Choi Jin Hyuk, Kim Woo Bin, Kang Min Hyuk, Im Joo Eun, Kim Ji Won, Choi Won Young, Yoon Son Ha, Kim Sung Ryung, Krystal, Kang Ha Neul, Park Hyung Shik,Kim Mi Kyung.




7 Mayıs 2017 Pazar

Üst Kattaki Deli Kadın - Catherine Lowell | Kitap Yorumu

05:46:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Özgün Adı : The Madwoman Upstairs 
Yazar : Catherine Lowell
Çevirmen : Çağla Önsal
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı : 408
Baskı Yılı : 2017

5 Mayıs 2017 Cuma

Elif Yağmur Urfalıoğlu | Röportaj | GKBT #24

03:55:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:
Merhabalar! :)
Ya Habibi turu devam ederken, yazarımız Elif Yağmur Urfalıoğlu ile ufak bir röportaj gerçekleştirdim. Umarım keyif alarak okursunuz. ♥



Mor Düşler :  Merhaba, öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim. :) Klasik sorumuz ile başlayalım. Bize biraz kendinden bahseder misin?Elif Yağmur Urfalıoğlu kimdir, günlük hayatında neler yapar?

Elif Yağmur :  Merhaba. Bu röportaj vesilesiyle bana, kendimi anlatma fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim size. Kişinin kendinden üçüncü tekil şahıs olarak bahsetmesi biraz tuhaf olmakla beraber; Elif Yağmur URFALIOĞLU 11 Kasım 1997 İstanbul doğumludur. Soyadından anlaşıldığı üzere Şanlıurfa kökenli iki çocuklu bir ailenin ilk evladıdır ve halen İstanbul’da ikamet etmektedir. İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilimler Fakültesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler hazırlık öğrencisidir. Bu kadar üçüncü tekil şahıs yeter bence. Gelelim bana! Açıkçası özel hayatım sanıldığı gibi hikâyelerimin o gizemli, eğlenceli, romantik komedi havasında hiç değil, hatta biraz da sıkıcı olarak özetlenebilir. Şu son beş aylık tutuk dönemimi saymazsak, gerçek arkadaşlarımla ve hayal ürünü arkadaşlarımla (hikâyelerimdeki karakterlerimi de arkadaş olarak görüp, onlarla vakit geçirmekteyim) iç içe yaşayan biriyim. Kurgulamış olduğum karakterlerimi sürekli kafamda şekillendiriyor, olayları hemen her ortamda yaşatmaya çalışıp bu şekilde şekillendiriyorum. Bazen yazacaklarımı bir filmmiş gibi düş dünyamda oynatıyorum da diyebilirim. Aynı zamanda kendimi geliştirmek için de her fırsatta okuyorum. İlham kaynaklarım olan diziler, filmler, romanlar, müzikler de hayatımın bir parçasıdır. 

Mor Düşler : Yazmaya ne zaman ve nasıl başladın?
Elif Yağmur : Yazmaya ortaokulun son döneminde başladım. Hatırlarsanız o zamanlar bir “Alacakaranlık” tutkusu vardı. Ben de o etki altında vampirlere ilgi duymaya başladım ve onları araştırdım. Bu olay şu an kulağa tuhaf gelse de o dönem birçok kişinin bunu yaptığına eminim. Araştırdıkça farklı vampir hikâyeleri, dizileri bulmaya başladım. Bunlar bana ilham oldu. Sürekli kafamda bir şeyler dönüp duruyordu. Ve ben onların kalıcı olmasına karar vererek bilgisayar karşısına geçtim. Aklımdan ne geçiyorsa deli gibi yazdım ve Facebook sayfasında paylaştım. Ne tepki alacağımı bilmiyordum ama en kötü ne olabilirdi ki, onlar benim hayallerimdiler sonuçta. Diye düşünüyordum. Ve aldığım beğeni tepkiler beklediğimin çok üstünde gelince ben de yazmaya devam ettim. Başlarda kitap olsun düşüncesiyle yazmıyordum elbette, hatta biri bana yazmaya başladığım ilk zamanlarda gelip “senin de kitabın çıkacak bir gün” deseydi ona deli gözüyle bile bakabilirdim.

 Mor Düşler : Kitap okumayı da yazmak kadar sever misin? Okuyorsan sevdiğin tür ve yazar? :) 

Elif Yağmur : Bence okumayan insan yazamaz. Okumayan insan bu hayatta kendine bir şey katamayan bir insandır. Bu biraz sert mi oldu emin değilim? Kimseyi kırmak istemem ama ben elimden geldiğince okumaya çalışıyorum. İnsanların bir konuyu nasıl ele aldığını görmeye çalışıyorum. Ama romantik komedi hepsinden ağır basıyor. Gerçek yaşamım romantik komediden çok uzakta da olsa, ben romantik komedi insanı olduğumu düşünüyorum. Jane Austen, David Nicholls ve Rainbow Rowell şu aralar okumaktan keyif aldığım yazarlar ama ileride ne olur bilemem.

 Mor Düşler : Peki aklında yazdıklarının kitap olması düşüncesi var mıydı? Kitap çıkarma sürecinde neler yaşadın, biraz bahseder misin? :)
Elif Yağmur : Bu soruya aslında bilmeden yukarıda biraz değinmiş olduk o yüzden özetle yaşadığım süreçten bahsetmek istiyorum. Benim için oldukça değişik bir deneyim oldu. Hele ilk kitapta yaşadığım hayal kırıklıklarından sonra, birçok şey değişti hayatımda. Lisedeyken kafamda kalıplaşmış bir yazar profili vardı. Yazar nasıl biridir? Yaşı ilerlemiş, saçları ağırmış, gözlüklü, onlarca binlerce kitap okumuş insandır. Derken bir anda Wattpad yazarlığı furyası başlayıverdi. O zamana kadar kafamda oluşan tabular bu etkiyle yavaş yavaş dağılmaya başladı. Araştırdım, soruşturdum ve aslında kitap çıkarmanın çok da zor bir şey olmadığını keşfettim. Ve ilk kitabım aslında ben daha ne yaptığımı anlamadan çocukluk hevesimle bir anda çıkmış oldu.

Mor Düşler : Romantik-Komedi türünde kitaplar yazıyorsun. Bunları yazarken ilham aldığın bir şeyler var mı? 

Elif Yağmur : İçinde romantizm ve komedi bulunduran tüm diziler, filmler ve elbette şarkılar… Hepsi kafamın içinde durmadan dönen çarkların arasında harmanlanıyorlar. Sadece tek bir şeyden oluşuyor diyemem çünkü bu çalmak olur. Kısacası ben onlardan besleniyorum ve onları içselleştirdikten sonra kendi gözümle gördüğüm haliyle ve dilimden düştüğü şekliyle kullanmıyorum. Bir başkasının gözünden görerek ya da dilinden düşürdükleriyle hikâye yazılmaz.

Mor Düşler : Ya Habibi de bir Türk kızı ile Arap iş adamının aşkını anlatıyorsun. Arap bir karakter yazma fikri nasıl oluştu?
Elif Yağmur : Bunun aslında çok da uzun olmayan bir hikâyesi var. Algıda seçicilik denebilir. Bir gün, sosyal medyada gezinirken dünyanın en zengin ülkelerinden birinin Katar olduğunu ve kişi başına düşen milli gelirin çok çok yüksek olduğunu öğrendim. Hikâyemde de bahsettim gibi çok yüksek, yani gerçekten çok yüksek. Neyse ben de bu ülkeyi araştırmaya başladım. Arkadaşlarıma, aileme, hocalarıma şaka olsun diye sürekli dile getirdiğimden dolayı Katar hayranı olarak adım bile çıktı. Bunun sebebin maddi zenginliğinden daha çok diğer Arap ülkelerinden farklı bir yapıya sahip olması ve ülkemize duygusal olarak yakın olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu araştırmalarım ve hayranlığım beni Arap bir karakter yazmaya itti ve sonuç ortada. Birinci baskı kısa sürede tükendi ve şu an ikinci baskısı kitapçılarda.

Mor Düşler : Farklı bir türde kitap yazmayı düşünüyor musun?
Elif Yağmur :  Daha çok fantastik öyküler yazmak istiyorum ama yakın gelecekte bu isteğim pek de mümkün gözükmemekte. Böyle bir çalışma için odaklanarak yoğun bir hayal gücü faaliyeti ve bu tarzda birçok kaynak okuması gerekiyor ki Fakültemin bana böyle bir zamanı vereceğini sanmıyorum. Daha müspet olan, bilimsel ve dünya siyaseti ağırlıklı eğimim bu açıdan sanırım beni oldukça zorlayacak.


Mor Düşler : Kitaplarını okumayanlar için kısaca anlatmanı istesem? :) 

Elif Yağmur : Aslında en zor kısım da bu. Yazım aşamasında onlarla yaşayan biri olarak bir süre sonra o kadar içli dışlı oluyorum ki en yakın arkadaşından veya evladımdan bahseder gibi oluyor benim için. “Seni Bana Vermişler”, bildiğiniz üzere Bir Töre Komedisi. Bunu Wattpad Töre’lerine yaptığım bir direniş de diyebiliriz. Konuşmanın başında aslen Şanlıurfa’lı olduğumu söylemiştim. Töre konusunda romanlarda ya da filmlerde bazı konuların çok abartıldığı veya yanlış aksedildiğini düşündüğüm için böyle bir hikaye yazmaya karar verdim. Elif ve Ömer, yıllar öncesinden dedelerinin birbirlerine verdikleri bir sözle birbirilerine verilmişler. Hikâyeyi özetleyecek olursak; Elif daha hayata yeni atılmış, üniversite son sınıf öğrencisidir. İstanbul’da yaşamaktayken Ömer ise hayattan darbe almış, yaralı, yaşı biraz daha olgun, Şanlıurfa’lı bir iş adamıdır. İki farklı kültür ve aralarındaki yaş farklı ile bir de başlarına gelen bir sürpriz onları bir araya getirecektir. “Ya Habibi”, ise Bir Arap Masalı. Bu aşk hikâyesi Elif ve Ömer’in aşkından bile daha imkânsız. Çünkü onlar taban tabana zıt iki karakter. Asya inatçı, başına buyruk, şımartılmış bir karakterken Amer daha dediğim dedik çaldığım düdük, katı, prensipleri olan resmi karakterli bir adam. Ayrıca iki farklı kültürü çatışmasını burada da görüyoruz. Farklı kültürleri sentezlemek biraz da hoşuma gidiyor diyebilirim. Çünkü farklı kültürler hem bana hem de okura birçok yeni şey katabiliyor. Bu yolla da hikâyenin sıradan bir romantik-komedi eserinden ayrılmasına çalışıyorum. Tam olarak yapabildim mi yoksa yapamadım mı orası tartışılır ama hikâyelerimde tam olarak yapmak istediğim şey bu.


Son olarak okurlarına söylemek istediğin bir şey var mı? 

Elif Yağmur : Son olarak, çok net bir gerçek ki iyi ki varlar… Ayrıca benim için önemli bir detay olarak iyi ki hikâyelerimi okuyorlar… Eğer kitabımı okurken bir kez bile olsa yüzünüzde bir gülümseme oluşuyorsa, o gülümsemeniz hiç solmamasını diliyorum.


ENLER 

En sevdiğin kitap? 
“Bir Gün” David Nicholls 
En sevdiğin yazar? 
Ahmet Ümit 
En sevdiğin film? 
“Bir Gün” 
En sevdiğin şarkı&şarkıcı? 
Sezen Aksu- Kaçın Kurası / Ed Sheeran – Give Me Love En sevdiğin renk? 
Mor 
En sevdiğin yemek? 
Çok net ve emin olduğum tek cevap işte bu: Adana Kebap. 
En sevdiğin hayvan?
Tavşan


4 Mayıs 2017 Perşembe

Ya Habibi - Elif Yağmur Urfalıoğlu | Kitap Yorumu | GKBT #24

09:36:00, BY Mor Düşler - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı : Ya Habibi
Yazarı : Elif Yağmur Urfalıoğlu
Yayınevi : Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı : 496
Basım Yılı : 2017

Herkese merhaba!
Geveze Kalemler'in 24. blog tur konuğu Ya Habibi kitap yorumu ile karşınızdayım. :)

Ya Habibi, isminden tahmin edebileceğiniz üzere Türk kızı Asya ile Arap iş adamı Amer arasında alevlenen inatçı bir aşk hikayesi.
***
Asya, iç mimarlık bölümünden mezun olmuştur fakat babasının vasiyeti üzerine şirketin başına geçiyor. Onun için oldukça zor bir görev olsa da şirketin batmaması için elinden geleni yapıyor.

Amer, küçüklükten yetişmiş nitelikli bir iş adamı. Yapacağı işler konusunda oldukça titiz, kafasına koyduğunu elde edebilen güçlü bir karakter.

Amer ile Asya'nın yollarının kesişmesi de bir anlaşma sebebiyle oluyor. Fakat karşılaşma oldukça sinir bozucu bir şekilde sonuçlanıyor.
Arap kültürü hakkında bilginiz varsa erkeklerin kadınlara ne şekilde davrandığını az çok biliyorsunuzdur. Bu karşılaşma da Amer de Asya'yı muhatabı kabul etmiyor. Kadınlarla iş yapamazmış mış beyefendi! Bu kısım beni sinir ettiği için değinemeden geçemedim. :D

İki karakter de dediğim dedik, inatçı keçi olunca bol çekişmeli diyaloglar okuyorsunuz. Bazen eğlenceli gelse de bazen sinir bozucu hale geliyor bu durum.
Asya'nın kendini ezdirmeyen halleri hoşuma gitse de genel olarak düşündüğümde saçma sapan hareketlerinden dolayı pek sevemedim açıkçası.
İçerik olarak tam sevdiğim tarzda olan bir kitaptı. Salt aşk hikayesi değil, geçmişten gelen sırlar ve bunların çözüme ulaşması. Zaman zaman yaşanan eğlenceli olaylar olumlu faktörlerdi.
Kitap konu olarak ilgi çekici fakat okurken rahatsız olduğum bir konuyu söylemeden geçemeyeceğim. Ben genelde sevdiğim bir kitaptaki yazım hataları vs. gibi şeyleri gözardı ederek okuyan bir insanım fakat bu kitabın editinde gözardı edemeyeceğim sorunlar vardı. Yazım  ve mantık hatalarından dolayı anlatım ve içerik oldukça etkilenmişti. Bu duruma biraz üzüldüm. Yeni baskıda bu hataların düzeltileceğini umuyorum.
Bu durum dışında şans verilebilecek bir kitap. :)