29 Mart 2017 Çarşamba

Selvi Atıcı - Röportaj | GKBT #22

09:21:00, BY Mor Düşler -

Herkese merhaba! :)
Kimliksiz, Sen, Gitme, Pinokyo'nun Rüyası ve Kalbim Sende Kalmış kitaplarının yazarı Selvi Atıcı ile yeni kitabı ve kendisi hakkında ufak bilgiler edinebileceğiniz bir röportaj gerçekleştirdim. Umarım keyif alarak okursunuz. :) ♥



Mor Düşler : Merhaba Selvi abla, öncelikle beni kırmayıp röportaj teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim. :) ♥ Röportajların olmazsa olmazı olan soruyla başlamak istiyorum. Selvi Atıcı kimdir? Günlük hayatında neler yapar? 


Selvi Atıcı : Rica ederim. Asıl ben teşekkür ederim :) İki kız annesi, bir ev hanımıyım. Yakında kısmetse üçüncü çocuğum da olacak, bunun içi heyecanlıyım. Gündüzleri ev işi, yemek, çocuklarla ilgilenmenin dışında hayvanlarımızla da ilgilenirim. Günlerim fazlasıyla yoğun geçer, ama akşamlarımı kendime ayırırım. Çoğunlukla kitap okurum, yazarım ya da eşimle film izlerim. Dünyaya tozpembe bakmayan, ama kesinlikle her şeyin iyi yönünü görmeye çalışan bir insanım. Çabuk sinirlenmem, sinirlendiğimde de gözüm kimseyi görmez :)) 


Mor Düşler : Yazmaya ne zaman ve nasıl başladın? Yazmak hayatının neresinde yer alıyor? 


Selvi Atıcı : Çocukluğumdan beri günlük tutuyordum. Kafamın içindekileri kaleme almayı seviyorum. Ama aslında başladığım nokta; Dostum Tuba Özkat’ın yazılarıyla olmuştu. Onun satırlarına hayran kalmış ve özenmiş, böylelikle de yazmaya başlamıştım :) 


Mor Düşler : Yazmak kadar okumayı da sever misin? Sevdiğin kitap türleri ve yazarlar ? 


Selvi A. : Okumayı yazmaktan daha çok severim :) Üstüne basa basa şu türü seviyorum diyemem. Son zamanlarda aşk kitaplarına daha düşkün olsam da, siyasetin dışında neredeyse her türü okurum. Şiir pek okumam :) Stieg Larsson, Adam Fawer, Tess Gerritson, Jean Christophe Grange, Judith Mcnaugt, Susan Elizabeth Phillips, Ayşe Kulin… Çocukluğumda okuduğum tüm klasik yazarları :) Ben sayarsam muhtemelen liste fazla uzar. Şu an daha çok güncel yazarlar aklıma geliyor aslında. :) Ama birçok Türk yazarı da çok seviyorum. Çalıkuşu’nu çocukken okumuş, ilk okuduğumda bazı yerlerini anlayamamış ve sinirlenerek tekrar okumuştum. Ve sonra keyfini alınca bir daha okumuştum :)


Mor Düşler : Yarasa'nın Mavi'ye Mercedes lakabı taktığı kısmı okurken ekip olarak epey eğlendik. Böyle bir sahne yazmak aklına nereden geldi acaba? :D 


Selvi A. : Ahahahaha :D Bilmem ;) Öylesine geliverdi sanırım :D 




Mor Düşler : Yarasa kitabı çok sağlam bir kurguya sahip bence. Bu kurgunun oluşumu nasıl oldu? Yazarken zorlandığın kısımlar oldu mu?


Selvi A. : Çok teşekkür ederim <3 Kurgu hatırlamadığım kadar önceki bir zamanda yazıldı. Ben bile unutmuştum. Bir gün kitaplığımı ve defterlerimi düzenlerken fark ettim. Birkaç paragraftı, ama baştan sona tüm kitabı kafamda o anda yazmıştım. Sonra da hemen deftere yazmaya başladım zaten. Kitap kurguladığımda ya da aklımda satırlar uçarken bazen kalbim yükselir gibi olur. Bu kitapta öyle oldu. Tüm karakterleri tek tek yaşadım ve onlarla birlikte kitabın resmen içindeydim. Sonunda da duygudan boğuldum için resmen kitaptan kaçtım J Ama zorlandığım yerler oldu gerçekten.  Bu zamanları da durup bekleyerek ve doğru satırların üzerinde çalışarak geçirdim J

Mor Düşler : Yarasa, Mavi ile ilişkisini büyük ölçüde etkileyecek bir görevle karşı karşıya geliyor ve sonucunda ikilimiz çok acı çekiyor. Bu durumu yazarken okurlardan tepki alacağını düşündün mü?

Selvi A. : Tabii ki düşündüm. Babasına çok çok düşkün olan benim için de bazı satırları yazmak ve aşmak zor oldu gerçekten. Ama sınırlarda dolanmayı ya da onları aşmayı seviyorum ben. Okuduğum kitaplarda da duygularım ne kadar zorlanırsa ve yazar beni ne kadar ikna ederse ben o kadar memnun oluyorum. Yarasa ve Mavi’nin aşkı, bence hak edilmiş bir aşktı J Çünkü bunu yaşayabilmek için birçok şeyi feda ettiler.

Mor Düşler : Diğer kitaplarındaki erkek karakterler gibi Yarasa da okuyanları kendine aşık edecek yapıya sahip bir karakter. Erkekleri bu şekilde anlatmanın özel bir sebebi var mı? Bir de farklı özelliklerde erkek karakterler yazmayı düşünüyor musun?


Selvi A. : Farklı bir karakter resmi çiziyorum, ama daha sonra yazarken tekrar şekilleniyorlar. Aslında aşkın böyle olması gerektiğine inanıyorum sanırım. Ben, kendim mesela bunu söylemekten de gurur duyarak aşkı çok derin yaşadım. Ve yaşadığım hisleri karakterlere ister istemez yüklüyor olabilirim J 

Mor Düşler : Yarasa yeni çıkmış olsa da bu soruyu sormadan yapamayacağım. :D Yeni bir kitap üzerinde çalışıyor musun? Ya da daha önce yazmış olduğun kurgulardan kitaplaştırmak istediklerin var mı?

Selvi A. : Yeni kitap üzerinde çalışıyorum da diyemem aslında. Sen kitabındaki Çelik karakterinin kurgusu her şeyiyle hazır! Ve bir an önce kaleme almam lazım. Eski hikâyelerimden de kitaplaştırmak istediklerim var. Onların da düzenlenmesi lazım! Ama ben şu anda beni heyecanlandıran Vahşi’yi yazıyor ve nette paylaşıyorum J

Mor Düşler : Kitaba eğlence katan ikilimiz Eyüp ve Levent'in sahnelerini okurken de çok eğlendik. Acaba onları ayrı bir kitap olarak okuyacak mıyız ? Gevezeler olarak okumayı çok isteriz.

Selvi A. :Aslında hiç öyle düşünmemiştim, ama onlara uygun bir kurgu aklımda belirirse neden olmasın :D

Mor Düşler : Son olarak okurlarına bir şeyler söylemek ister misin? :)

Selvi A. : Onları çok seviyorum <3 Bu, yalnız yürünen bir yol değil ve ben yanımda oldukları için çok şanslıyım.

ENLER
 En sevdiğin kitap?
Millienium üçlemesi ( Son kitabı henüz okumadım.)
En sevdiğin yazar?
Net bir ismim yok. Ama… Aşk kitaplarında; Susan Elizabet Philips
En sevdiğin film?
Alacakaranlık’ı izlemeden önce Cesur Yürek’ti! J
En sevdiğin şarkı – şarkıcı?
Dünyamsın( Orhan Gencebay) – Şarkıcı için de net bir isim söyleyemiyorum J
En sevdiğin yemek?
Etli kara lahana sarması J
 En sevdiğin renk?
Siyah.
En sevdiğin hayvan?
Şahin. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder