24 Haziran 2016 Cuma

Hayatın Ruhu - Sümeyye Akarçay | Röportaj | GKBT #9

04:39:00, BY Mor Düşler -
Merhabalar. Bugün sizlere bir sürprizle geldim! :)
Geveze Kalemler'in 9.Blog tur için konuk ettiğimiz Hayatın Ruhu kitabının yazarı Sümeyye Akarçay ile kendisi ve kitapları hakkında samimi bir o kadar da eğlenceli bir röportaj gerçekleştirdik. Umarım sizde okurken keyif alırsınız. Lafı fazla uzatmadan röportajımıza geçiyorum. :)


1) İlk olarak röportajların klasik sorusundan başlayayım, Sümeyye Akarçay kimdir? Bize kendinden bahseder misin ? :)


En dikkat çeken özelliğim sanırım mor renk sevdamdır. Küçüklüğümden itibaren içimde sakladığım yazma aşkını kurgusal romanlarda bularak hayal gücümü aktarmamdan dolayı yazmaya başladım. Küçüklüğümden itibaren diyorum, fakat hikayeleri yazmam 2011 yılında facebookta yayınlamakla başladı. Yazma aşkı ise farkına geç vardığım bir özelliğimdi. Beşinci sınıftayken hatıra defterinin bir sayfasını kullanacağıma 7 sayfasına duygularımı aktardığımı bilirim :) Arkadaşım hala benimle dalga geçer. Epik, enstrümantel müzikleri çok severim. Dizi ve film kolik biriyim de son sözüme ekleyeyim :))

2) Kitaplar hakkında konuşmaya geçmeden önce kendi merak ettiğim bir şeyi sormak istiyorum. En dikkat çekici özelliğinin mor renk sevdan olduğunu söyledin, blog ismimden anlayacağın üzere ben de mor renk hastasıyımdır. Bu özellik nasıl oluştu merak ettim açıkçası :)

-Aslında nasıl oluştuğunu bilmiyorum. Bir anda gelip evet işte mor, mor rengi seviyorum! demedim. Sanırım hayatımın en zor dönemlerinden geçiyordum. Bana ait olan, sevmek istediğim bir dönemde, her baktığımda içime mutluluk yayan şeyin mor renk olduğunu fark ettim. Bir anda değil, zaman alarak sevdiğim bir şey oldu sanırım :)) Şimdi vazgeçilmezim. Hayatım tamamen mor değil, ama çoğunluğu mor renklerden oluşuyor. Kendime ait evim olduğunda yapacağım ilk şeylerden biri mor panjurlu bir ev :)


3)Yazar kimliğine dönecek olursak yazmaya başladıktan sonra hayatında ne gibi değişimler oldu? 

-Kendimde veya tanıdık çevremde değişen bir durum olmadı. Tanımadıklarıma karşı hala alışamadığım bir ilgi var. Sıfırdan oluşturulan ve elle tutulur somut bir şeyi ortaya çıkardığınız zaman insanların gözündeki değeriniz kat kat yükseliyor. Bu ilgi ve gözlerdeki parıltıyı gördüğünüz zaman işte bu diyorsunuz, işte bu! Yazıyorsun ve beğeniliyorsun. O zaman kalpten yayılan sıcak bir sevgi akışıyla doluyorsunuz. :) 

4) Yazarken nelerden ilham alırsın?

-İlham aldığım belli bir şey yok. Ben onun canlı olduğunu düşünüyorum. Bir dost gibi. Gerçekten var ve senin moraline göre hareket ediyor. Eğer mutsuz moddaysan ruh halin seni rahat bırakıyor. Canın sıkılıyorsa aklına bir kurgu getiriyor, bununla uğraştırıyor. Fakat bazı zamanlar arasan bile bulamıyorsun, bu sefer de benim işim var diyebiliyor :) Ve su! Akan suya karşı büyük bir çekimim var. Takıldığım her kurguda bulaşık yıkarım :D Musluktan su akarken en derinlerimde bulurum aradığımı.

5) Yazdıklarını birileriyle paylaşmaya nasıl karar verdin? İlk olarak facebookta yayınlamaya başladığını söylemiştin, bunların ilerde kitap haline geleceğini düşünmüş müydün?

-Hayır, asla kitap yazacağımı ve bugünlere geleceğimi düşünmedim. Bir yayınevi hikaye yarışması düzenliyordu. Kısa bir hikaye yazılacak ve seçilen hikayelerle mini hikaye kitabı çıkacaktı. Bende yazdım ve birine okuması çekinerek için yolladım. Hayal gücümün iyi olduğunu fakat yazım konusunda berbat olduğumu söyledi. Ben de yetenek olmadığını düşünerek bıraktım. Aylar sonra bir gece yarısı içime sıkıntı veren ilham akışı sağlandı. Resmen beni yaz, diyordu. Elime kitap alıp okumaya başladım, belki hevesim geçer diye ama daha kötü oldu :D Hikayeye başladım, aklıma gelen kelimelerle, kalpten geçen bir kurguyla Aşkbazı adındaki hikayeme başladım. Yayınlama konusunda çekincem olmadı, sadece okurum olacak mı beğenecekler mi acaba? sorusu tabii ki aklımdan geçti. İlk bölümden sonra yavaşça alıştım.

Mor Düşler : İyi ki bırakmamışsın, çıkan kitapların onlara güzel bir cevap olmuştur diye düşünüyorum.

-Onlar şu an hayatımda değiller, fakat ikinci yorum aldığım kişinin içime oturan başka sözünden sonra bugünlere geldiğim için Allah'a şükrediyorum. Eminim kitaplarımı görünce sözlerine çok pişman oluyordur. :)

6) Kitaplarına değinmişken ilk olarak 2012 yılında Rehine kitabın okuyucularla buluştu. Kitabın basılmasına nasıl karar verdin? Bu süreçte ve kitabı ilk eline aldığında neler hissettin?

-2012 yılında ne yazık ki yayınevlerine ulaşım imkanı şimdilerde olduğu kadar kolay değildi. Belli ücret karşılığı basan yayınevleri vardı. İlk yazdığım Türk hikayem okuyucular tarafında sevilince bunun kitaplaştırılması gerektiği üzerine çok baskı yaptılar. Düşününce aklıma yattı. Yazar olmam ama Rehine hikayem ömrümün sonuna kadar saklayacağım bir kitabım olur, diye düşündüm. Bu şekilde çıktım yola. Ailemle durumu konuştum, sağ olsunlar desteklediler ve bir yayıneviyle anlaşarak ilk kitabımı çıkartmış oldum. Maceranın başı. :) Tabii ki ilk kitap ve ilk ele alış... Anlatılamaz bir şeydi. Çünkü yazım süreci çok sıkıntılı geçti. Çok sevdiğim birini kaybettim. Kitabı bitirme telaşından depresyona girdim. Sadece yemek yemek için masadan kalkıp geri kalan zamanlarda yazıyordum. Birkaç ayda bitirip yayıncıya yolladıktan sonra elime alana kadar huzursuz bekleyişle doluydu.Elime alınca ağlamış olabilirim.:) Duygusal yazar...



7)Hayatın Ruhu kitabından bahseder misin? Yazım süreci nasıldı? Karakterleri nasıl oluşturdun,özellikle Ömer karakterini merak ediyorum şahsen :)

-Ömer karakterine özel kitap yazmak aslında Rehine kitabı yayınlandıktan iki ay sonra oldu. Çünkü kendisi kitabın son kısmında önemli bir sahnede azcık görüldü. Kendisinin kitabı olması benim dört yılımı aldı. Hayatın Ruhu 4 yıl önce tasarlanmış ve şuan basılmış bir hikaye. Araya başka kitap girdiği için sadece yazım süreci bir buçuk yılda tamamlandı. Hayatın Ruhu, kendisini gece gibi gören, ailesinin bıraktığı miras ile ayakta kalmayı başarıp geceleri vahşileşerek av yerine avcı olmayı tercih eden bir adamın hikayesi. Hayatına hep güzel kadınları alarak kadınlara karşı mesafeli her zaman. Bir gün aşık olduğu kadın onu aldatınca öldürerek bir daha asla aşık olmayacağına kendine söz veriyor. Tabii Hayat'ın hayatına bomba etkisiyle girişleri onun bu sözünü bozmak için çok güçlü bir tehdit oluyor.

8) Hayat karakteri, Ömer ve hayatı için tam anlamıyla bir bomba, onun oluşumu nasıl oldu?

-Hayat karakteri sevgili dostum Nurhayat ile konuşurken oluştu. Bu adı vermek gönlüme hoş gelince tamam bu olsun dedim. Karakteri de arada arkadaşımın ve biraz da Ömer'e yakışacak bir kadın tipi olarak tasarlandı.Ömer kadar kara bir adama ancak onun kadar inatçı biri yakışırdı.

9) Ne güzel bir düşünce, herkes böyle bir şeyi isterdi sanırım. :) Hayat'ın mesleğini özellikle mi seçtin yoksa rastgele bir seçim miydi?

- Kitapta Hayat ile küçük bir çocuğun güvercin sahnesi yer alıyor. Hayat'ın mesleğini bulmadan önce bu kurgu aklıma gelmiş, not almıştım. Kitabı yazarken konuyu toparlayınca mesleğine veteriner olarak karar verdim.


10) Peki yazdığın karakterlerden seni en çok yansıtan hangisidir desem?

-İlk olduğundan olsa gerek, Esma :) Betül'de bazen :)

11) Peki yazım sürecin nasıl geçiyor?

-Eğer kendime bir süre tanıdıysam o süre içerisinde bitirebilmek için çok yoğun bir şekilde çalışırım. Eğer vakti yoksa, özgür takılarak istediğim zaman sadece not alarak ağır ağır yazarım. Zaten kitap bitimine yakın bir süre demlenmeye çekildiği için arada geçen süre olgunlaşması için yetiyor.

12)Seri kitap çıkarma fikri nasıl oluştu?

- Karakterler kendi hikayelerini oluşturdu. Seri yapayım diye aklımda düşünce yoktu fakat hikayenin içinden yeni bir hikaye çıkınca yazmadan edemedim. Aslında şu an kurgusu biten ve yazımına başlayacağım bir kitap var. Diğer kitaplarımdan çok farklı olacak. Kurgusaldan öte biraz daha gerçekçi bir hikaye. Seriye bir kitap daha gelebilir tabii, neden olmasın. Zaman gösterecek.

13) Seriye kitap eklenebileceğini söyledin, eklenecek kitap için çalışmalara başladın mı yoksa sadece fikir olarak mı var?

Kurgusu oturmaya başladı. Hayatın Ruhu'na kısa bir yan hikaye olarak tasarlıyorum. Kısa notlar alıyorum. Eh ilham gelince kaçırmak olmaz. Sonra kırk yıl arasam aklıma gelmiyor o fikir.





14)Hayatın Ruhu'ndaki yan karakterlerden birinin hikayesi mi olacak yoksa? :)

- Imm... Sürpriz! Mısra gözüme güzel görünüyor. Belki başrolümüz odur kim bilir :)

15) Yazar kimliğinin dışında neler yapmaktan hoşlanırsın, yazmak gibi okumayı da sever misin?

-Video programlarıyla uğraşıyorum. Şimdilerde kitaplarla ilgili videolar yapıyorum. Okumayı seviyorum, ancak başına oturunca arka arkaya kitap okuma tutkum yüzünden bir süre ara veriyorum.

16) Peki okuduğun kitaplardan seni en çok etkileyen hangisidir? Bu kitabı ben yazsaydım diye düşündüğün bir kitap oldu mu?


-Mutsuz sonlu kitaplara karşı mesafeliyim. Canan Tan'ın En Son Yürekler Ölür kitabı hayatımda en etkileyen kitaptır. Ben yazsaydım dediğim tüm kitaplar şu an adımla yayınlanmış durumda.

17)Bir okur olarak kitap alırken nelere dikkat edersin ? 

-Görsele önemim büyük. Bu yüzden kapağın nasıl olduğuna bakarım. Daha sonra konu ve isminin bendeki hissiyatına ve okuma isteğine bakarak tercih ederim. Yazar ismi ise en son ki dikkat ettiğim konudur.

  18)Sürekli takip ettiğin, ne yazsa okurum dediğin bir yazar var mı peki?

   -Ben büyük bir tarihi aşk romanı okuruyum. Bu yüzden bu türdeki kitapları yazan yazarlara inancım tam. İsim olarak genelini alalım.


Röportajı bitirmeden önce yazarımıza "En"lerini sordum. :)


     En sevdiğin kitap? 
       Lisa Kleypas : O Yaz kitabı.
   En sevdiğin yazar? 
        Julia Quinn, Nurdan Damla.
     En sevdiğin film? 
        Moulin Rouge
     En sevdiğin şarkı – şarkıcı? 
    Şarkı ve şarkıcı yok. Moduma göre dinlediğim müzikler var.
     En sevdiğin yemek? 
     Etli yemekler
     En sevdiğin hayvan? 
    Her hayvanı çok severim ama bir tanesi çok daha özel. Kedi.

Benim sorularım bu kadar, vakit ayırıp sorularımı yanıtladığın için teşekkür ederim. Senin eklemek ve okuyucularına söylemek istediğin bir şeyler var mı ? :) 

Bu röporajı sağladığın için sana ve tur olarak emek veren her bir kişiye çok teşekkür ederim. Eğlenerek cevap verdim sorulara. Okuyucularıma söylemek istediğim şey, hayallerinizden ve size iyi gelen insanlardan asla vazgeçmeyin. Bol okuyun ve çok sevin. Sevgi, her acının merhemi, her hatanın affedicisidir. Sevgiyle kalın.














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder